
TÜRK! ÖĞÜN, ÇALIŞ, GÜVEN
|
|
|
|
Mustafa Kemal Atatürk'ün Selanik'te doğduğu ev
Atatürk'ün Annesi Zübeyde Hanım
Atatürk'ün Babası Ali Rıza Efendi
Kızkardeşi Makbule Hanım, Annesi Zübeyde Hanım ve Mustafa Kemal
Harbiye Mektebini bitirdiği yıl (1902) |
ATATÜRK KRONOLOJİSİ
1881: Selanik'te doğdu.
|
|
Mustafa Kemal Kurmay Yüzbaşı (1905)
|
|
|
Yıl 1906 Mustafa Kemal'in Şam'da bulunduğu zamanlar
|
|
|
Balkan Savaşı patlak verdikten sonra |
|
|
1913 Yılında Sofya'da Ataşemiliter iken verilen bir kostümlü baloda giydiği yeniçeri kıyafetiyle
|
|
|
Tümgeneral Mustafa Kemal (1917)
|
|
|
Diyarbakır'da 2. Ordu Komutanı iken (1917)
|
|
|
Yıldırım Orduları Komutanı Mustafa Kemal Paşa, yaverleri ile birlikte
|
|
|
Mustafa Kemal Paşa'nın Samsun'a çıktığı tarihlerdeki hali. O sıralar Dokuzuncu Ordu Müfettişiydi
|
|
|
Bandırma Vapurunun Samsun müzesindeki maketi
|
|
|
Atatürk'ü Samsun'a ulaştıran Bandırma Vapuru İstanbul Limanında
|
|
|
Amasya'ya gidişi sırasında Tokat'ta karşılanışı. Fotoğrafta M.Kemal'in yanında Rauf Orbay, Bekir Sami, Ruşen Eşref ve Cevat Abbas (17 Ekim 1919)
|
ÖĞRENMEDEN, ÇALIŞMADAN, YORULMADAN, RAHAT YAŞAMANIN YOLLARINI ARAMAYI ALIŞKANLIK HALİNE GETİREN MİLLETLER; ÖNCE HAYSİYETLERİNİ, SONRA HÜRRİYETLERİNİ, SONRA İSTİKLALLERİNİ, KAYBETMEYE MAHKUMDURLAR. |
|
Ünlü Erzurum ve Sivas Kongrelerindeki Mustafa Kemal
|
BİR DEVLETİN MALİYESİ BAĞIMSIZLIKTAN YOKSUN OLUNCA, O DEVLETİN BÜTÜN KISIMLARINDA BAĞIMSIZLIK FELÇ OLMUŞTUR. ÇÜNKÜ, DEVLETİN HER KURUMU ANCAK GÜÇLÜ BİR MALİYE İLE YAŞAR.
|
|
14 Gün süren Erzurum Kongresinde çok önemli kararlar alındı. Fotoğrafta Mustafa Kemal Kongre üyeleriyle toplu halde
|
BİR TÜRK CİHANA BEDELDİR. |
|
Mustafa Kemal 1919 Temmuzunda 3. Ordu Müfettişliğinden ve çok sevdiği askerlik mesleğinden istemeye istemeye istifa etmiş ve üniformasını çıkarmıştı.
|
KUVVET BİRDİR VE O MİLLETİNDİR.
|
|
Sivas Kongresinden sonra üyeleriyle birlikte, konrenin toplandığı eski bina önünde. Oturanlar; Rauf Orbay, Şeyh Hacı Fevzi, Mustafa Kemal, Kadı Hasbi, Bekir Sami Kunduh, Ahmet Rüstem, Hüsrev S. Kızıldoğan Ayaktakiler; Hami Danişmend, Recep Zühtü, Hüsrev Gerede, Ruşen Eşref Ünaydın, Nizamettin Bey, Mazlum Bey, Küçük Ethem Bey, Muzaffer Kılıç
|
BİLELİM Kİ, MİLLİ BENLİĞİNİ BİLMEYEN MİLLETLER BAŞKA MİLLETLERE YEM OLUR.
|
|
Sivas Kongresi Başkanı Mustafa Kemal
|
HAKİMİYET-İ MİLLİYE, MİLLETİN NAMUSUDUR, HAYSİYETİDİR, ŞEREFİDİR. |
|
Erzincanlı Şeyh Fevzi Efendi, Mustafa Kemal ve Sivas Kadısı Hasbi
|
hayat demek mücadele demek, çarpIşma demektir. HAYATTA BAŞARI, MUTLAKA MÜCADELEDE BAŞARILI OLMAKLA MÜMKÜNDÜR. |
|
Sivas'ta Heyeti Temsiliye üyeleri ile birlikte
|
TÜRK MİLLETİNİN MİLLİ DİLİ VE MİLLİ BENLİĞİ BÜTÜN HAYATINDA HAKİM VE ESAS KALACAKTIR.
|
|
Kongreden sonra M.Kemal Paşa'nın Ankara'ya dönüşü
|
TÜRKLERİN VATAN SEVGİSİ İLE DOLU OLAN GÖĞÜSLERİ MEL'UN İHTİSASLARA KARŞI DAİMA DEMİRDEN BİR DUVAR GİBİ YÜKSELECEKTİR.
|
|
23 Nisan 1920 günü açılan Büyük Millet Meclisinden bir görüntü. Biçimsel olarak son derece mütevazı, ama duygu olarak son derece coşkulu
|
BUGÜN VATANIMIZDA MİLLİ BİR KUDRET VARSA O, CEREYAN EDEN FELAKETLERDEN DERS ALAN MİLLETİN KALP VE DİMAĞINDAN DOĞMUŞTUR. |
|
Meclis balkonunda arkadaşları ve ilk milletvekilleri ile
|
BİR MİLLETİN RUHU ZAPT OLUNMADIKÇA, BİR MİLLETİN AZİM VE İRADESİ KIRILMADIKÇA O MİLLETE HAKİM OLMANIN İMKANI YOKTUR.HALBUKİ ASIRLARIN YARATTIĞI MİLLİ BİR RUHA, KUVVETLİ VE DAİMİ BİR MİLLİ İRADEYE HİÇBİR KUVVET KARŞI KOYAMAZ. |
|
19 Eylül 1921'de büyük Millet Meclisi Mustafa Kemal'e "Gazi" unvanını ve Mareşal rütbesini verdi.
|
HAKİMİYET VERİLMEZ ALINIR
|
|
Ankara'da konut olarak kullandığı bir başka bina olan Ziraat Mektebinde aynı zamanda Fevzi Çakmak Paşa ve kurmayı çalışıyordu.
|
BU MİLLETE HİZMET EDEN ONUN EFENDİSİ OLUR.
|
|
ilk Çankaya evinin fotoğrafı. Garajda Mustafa Kemal Paşa'nın makam otosu.
|
HÜRRİYET OLMAYAN BİR MEMLEKETTE ÖLÜM VE YOK OLMA VARDIR. HER İLERLEMENİN VE KURTULUŞUN ANASI HÜRRİYETTİR. |
|
Ziraat Mektebi Binası
|
ARKADAŞLAR! KILIÇLA FETİH YAPANLAR, SAPANLA FETİHLER YAPANLARA MAĞLUP OLMAYA VE NETİCE İTİBARIYLA MEVKİLERİNİ ONLARA BIRAKMAYA MECBURDURLAR. |
|
O günlerdeki halkın Kurtuluş Savaşına katkıları bu resimle iyice pekişiyor.Çocuklar, genç kızlar, anneler, nineler elleriyle cephane hazırlıyorlar.
|
MİLLİ MÜCADELELERE ŞAHSİ HIRS DEĞİL, MİLLİ İDEAL, MİLLİ ONUR SEBEP OLMUŞTUR. |
|
Sakarya Zaferinden Sonra
|
MİLLİ İDEALE VE TAM BİR İMAN VE ONUN GEREKTİRDİKLERİNİ TEREDDÜTSÜZ YERİNE GETİRMENİN NETİCESİ ELBETTE MUVAFFAKİYETTİR. |
|
Mustafa Kemal Paşa Büyük Taarruzdan önce Büyük Millet Meclisi Başkanlık kürsüsünde
|
MİLLİ BENLİĞİNİ BULMAYAN MİLLETLER BAŞKA MİLLETLERE AV OLURLAR. MİLLİ VARLIĞIMIZA DÜŞMAN OLANLARLA DOST OLMAYALIM. BÖYLELERİNE KARŞI BİR TÜRK ŞAİRİN DEDİĞİ GİBİ: "TÜRKÜM VE DÜŞMANIM SANA, KALSAM DA BİR KİŞİ" DİYELİM.
|
|
Düşman işgalinden kurtarılan İzmir'in o günkü durumu.
|
HAKİMİYETİ MİLLETİN UHDESİNDE TUTMAK DEMEK, BİR ZERRESİNİ,SINIFI, İSMİ NE OLURSA OLSUN, HİÇBİR MAKAMA VERDİRMEMEK DEMEKTİR. |
|
Atatürk, Cumhuriyetin 10. yıldönümünde tarihi nutkunu söylerken
|
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE
|
|
Dörtyol Gezisinde bir köylü çocuğu severken.
|
HER ULUS ÇOCUKLARININ SIHHATLİ VE GÜRBÜZ OLMALARI İÇİN YAŞADIKLARI BÖLGENİN SIHHİ ŞARTLARINI TEMİN ETMEK, DEVLET HALİNDE BULUNAN SİYASİ TEŞEKKÜLLERİN EN BİRİNCİ ÖDEVİDİR. |
|
Atatürk, Üniversitede gençlerle birlikte ders izliyor.
|
EY YÜKSELEN YENİ NESİL! İSTİKBAL SİZİNDİR. CUMHURİYETİ BİZ TAHSİS ETTİK; ONU İ'LA VE İDAME ETTİRECEK SİZSİNİZ.
|
|
Üniversitede gençlerle
|
MİLLET SEVGİSİ KADAR BÜYÜK MÜKAFAAT YOKTUR.
|
|
Başöğretmen Atatürk Millete yeni harfleri öğretiyor.
|
BİZ CAHİL DEDİĞİMİZ ZAMAN MEKTEPTE OKUMAMIŞ OLANLARI KASDETMİYORUZ. KASDETTİĞİMİZ İLİM, HAKİKATİ BİLMEKTİR. YOKSA OKUMUŞ OLANLARDAN EN BÜYÜK CAHİLLER ÇIKTIĞI GİBİ, HİÇ OKUMAK BİLMEYENLERDEN DE HAKİKATİ GÖREN ALİMLER ÇIKABİLİR. |
|
İnkılapçı Atatürk
|
MİLLİ HAKİMİYET ÖYLE BİR NURDUR Kİ, ONUN KARŞISINDA ZİNCİRLER ERİR, TAÇ VE TAHTLAR BATAR MAHVOLUR.
|
|
Atatürk Florya'da halk arasında
|
TÜRK MİLLETİNİN TABİAT VE ŞİARINA EN UYGUN OLAN İDARE CUMHURİYET İDARESİDİR.
|
|
|
CUMHURİYET BİLHASSA KİMSESİZLERİN KİMSESİDİR.
|
|
Büyük Atatürk kendisinden sonra Cumhurbaşkanı olan İsmet İNÖNÜ ve Celal BAYAR ile |
CUMHURİYET, FİKREN, İLMEN, BEDENEN KUVVETLİ VE YÜKSEK SECİYELİ MUHAFIZLAR İSTER.
|
|
Atatürk tarlada Türk Köylüsü ve biçer-döğerle
|
KILIÇ KULLANAN KOL YORULUR VE NİHAYET KILICINI KININA KOYARAK BELKİ KILIÇ KINDA KÜFLENMEYE, PASLANMAYA MAHKUM OLUR. LAKİN SAPAN KULLANAN KOL GÜN GEÇTİKÇE DAHA ZİYADE GÜÇLENİR VE DAHA ÇOK TOPRAĞA SAHİP VE MALİK OLUR.
|
|
Çiftlikte bir köylü çocuğu ile sohbette
|
ORDUMUZUN ŞİMDİYE KADAR KAZANDIĞI MUVAFFAKİYETLER MEMLEKETİMİZİ GERÇEK KURTULUŞA KAVUŞTURMUŞ SAYILAMAZ. BU ZAFERLER ANCAK MÜSTAKBEL ZAFERLERİMİZ İÇİN KIYMETLİ BİR ZEMİN HAZIRLAMIŞTIR. ASKERİ ZAFERLERİMİZLE MAĞRUR OLMAYALIM. YENİ İLİM VE İKTİSAT ZAFERLERİNE HAZIRLANALIM.
|
|
Bir öğrenciyi imtihan ederken
|
HAYATTA EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR. |
|
Atatürk, 31 Ağustos 1925 günü Kastamonu dönüşü Çankırı yolunda. Atatürk'ün solunda Nuri CONKER, önde Başyaver Rusuhi
Atatürk, 23 Ağustos 1925'te Çankırı'da. Atatürk'ün bu resminden esinlenen Heykeltraş Kenan Yontuç, l945 yılında yaptığı Atatürk Heykelini Çankırı'da Atatürk Alanı'na dikmiştir. (Atatürk'ün solunda Fuat Bulca, arkasında Başyaver Rusuhi ve Ruhi Conker)
|
HALKLA ÇOK TEMASIM VARDIR. O SAF KÜTLE BİLEMEZSİNİZ NE KADAR YENİLİK TARAFTARIDIR. VATANIMIZDA HİÇ BİR ZAMAN ENGELLER BU KESİF KALABALIKTAN GELMEYECEKTİR.
BEN BU GÜVEN VE SAYGIYA HAK KAZANACAK BAŞARILAR GÖSTERMİŞSEM, O DA SİZLERİN YARDIMI İLE OLMUŞTUR. GÜVENİNİZE YÜREKTEN İNANARAK, MİLLİ GÖREVİMDE muhtaç olduğum gücü VE YETKİYİ SİZDEN ALIYOR, SİZDE BULUYORUM. BAHTİYARLIĞIMI ÇANKIRI'NIN SEVGİLİ HALKININ KARŞISINDA YÜKSEK SESLE İFADE EDİYORUM. |
|
|
CUMHURİYET, FAZİLET-İ AHLAKİYE YE DAYANAN BİR İDAREDİR. CUMHURİYET FAZİLETTİR. |
|
İKTİSADEN ZAYIF BİR MİLLET SEFALETTEN KURTULAMAZ, KUVVETLİ BİR MEDENİYETE, REFAHA VE SAADETE KAVUŞAMAZ, İÇTİMAİ VE SİYASİ İLLETLERDEN YAKASINI KURTARAMAZ. MEMLEKETİN İDARESİNDEKİ MUVAFFAKİYET VE İKTİSADİ MÜKTESEBATI DERECESİYLE MÜTENASİP OLUR.
|
|
|
HİÇBİR MEDENİ DEVLET YOKTUR Kİ, ORDU VE DONANMADAN EVVEL İKTİSADINI DÜŞÜNMÜŞ OLMASIN.
YENİ TÜRKİYE DEVLETİ CİHANGİR BİR DEVLET OLMAYACAKTIR. FAKAT YENİ TÜRKİYE DEVLETİ İKTİSADİ BİR DEVLET OLACAKTIR.(1923)
|
|
|
TÜCCAR, MİLLETİN EMEĞİ VE ÜRETİMİ KUVVETLENDİRİLMEK İÇİN ELİNE VE ZEKASINA GÜVENİLEN VE GÜVENE LAYIK OLMASI GEREKEN ADAMDIR.
İKTİSADİYAT, İKTİSADİYAT DİYORUZ. FAKAT ARKADAŞLAR İKTİSADİYAT DEMEK HER ŞEY DEMEKTİR. YAŞAMAK İÇİN MEVCUDİYET-İ İNSANİYE İÇİN NE LAZIMSA ONLARIN KAFFESİ DEMEKTİR, TİCARET DEMEKTİR, ZİRAAT DEMEKTİR, SAY DEMEKTİR, HER ŞEY DEMEKTİR.
|
|
|
EKONOMİK KALKINMA, TÜRKİYE'NİN HÜR, MÜSTAKİL, DAİMA DAHA KUVVETLİ, DAİMA DAHA MÜREFFEH TÜRKİYE İDEALİNİN BELKEMİĞİDİR.
YENİ TÜRKİYE DEVLETİ TEMELLERİNİ SÜNGÜ İLE DEĞİL, SÜNGÜNÜN DAHİ DAYANDIĞI İKTİSADİYATLA KURACAKTIR.
TÜRK TARİHİ İNCELENİRSE, BÜTÜN YÜKSELİŞ VE ALÇALIŞ SEBEPLERİNİN BİR İKTİSAT MESELESİNDEN BAŞKA BİR ŞEY OLMADIĞI ANLAŞILIR.
MİLLİ EKONOMİ YOLUNDA EMİN OLARAK VE GÜVENEREK KESİN VE KÖKLÜ ADIMLAR ATARKEN ESAS PROGRAMIMIZIN İLHAM ETTİĞİ GENEL TEDBİRLERİ TERCİH ETMEK EN DOĞRU YOLDUR. TOPLUMUMUZDAKİ BÜTÜN ÇEŞİTLİ MESLEK SAHİPLERİNİ FAYDALI OLACAK ŞEKİLDE BU YOLDA EL ELE VERMİŞ, OMUZ OMUZA DAYANMIŞ BİR HEDEFE YÜRÜYEN SAMİMİ YOLCULAR YAPMAK, DEVLETİN EKONOMİDEKİ YÜKÜNÜ AZALTMAK VE BAŞARI ZAMANINI KISALTMAK TEK ÇAREDİR.
TARİHİMİZİ DOLDURAN MUVAFFAKİYETLER, ZAFER VE MALUBİYETLER, BOZGUNLAR VE FELAKETLER, BUNLARIN HEPSİ VUKUA GELDİKLERİ DEVİRLERDEKİ İKTİSADİ ŞARTLARIMIZLA MÜNASEBETLİ VE ALAKALIDIR.YENİ TÜRKİYE'MİZİ LAYIK OLDUĞU MERTEBEYE ÇIKARTMAK İÇİN MUHAKKAK İKTİSADİYATIMIZA BİRİNCİ DERECEDE EHEMMİYET VERMEK MECBURİYETİNDEYİZ. ÇÜNKÜ ZAMANIMIZ TAMAMEN BİR İKTİSAT DEVRESİNDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR.
EKONOMİK TEŞKİLAT, TEKNİK TEMELLER ÜZERİNE YERLEŞEREK YÜKSELDİKÇE, YURDUN VERİMİ ÇOK DAHA FAZLA ARTMIŞ OLACAKTIR. ANCAK. BÜTÜN ÖZENİMİZİ VEREREK VATANIN TEŞKİLATLANMASI HIZINI ARTIRMAK GEREKİR.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Büyüklük odur ki kimseye iltifat etmeyeceksin, hiç kimseyi aldatmayacaksın. Memleket için gerçek ülkün ne ise onu görecek ve o hedefe yürüyeceksin. Herkes senin aleyhinde bulunacaktır, seni yoldan çevirmeye çalışacaktır. İşte sen burada direneceksin. Önüne sonsuz engeller yığılacaktır. Kendini büyük değil, küçük, Araçsız ve hiç telakki edecek, kimseden yardım gelmeyeceğine inanarak, bu engelleri aşacak, ondan sonra sana büyüksün derlerse bunu diyenlere güleceksin.
|
||
|
ATATÜRK'ÜN GENÇLİĞE HİTABESİ
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerait, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasî emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir. Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen; Türk istiklâl ve cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda, mevcuttur. 20 Ekim 1927
Söz
: Behçet Kemal ÇAĞLAR
KAYNAKÇALAR: - Türk Tarih Kurumu İnternet Sayfası - "Atatürk'ün Yurt Gezileri" Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları Haziran-1998 - "Atatürk" Ankara Ticaret Odası 2006 - Pirelli Dergisi Atatürk'ün 100. Doğum Yıldönümü Özel Yayını 1981
|